“TEŞHİS VE TEDAVİ ÖNERİLERİNDEN MUTLAKA KAÇINILMALI”

SAĞLIK HABERCİLİĞİNE YÖN VERENLER

Sağlık haberi yapan muhabirin öncelikle kaynaklarını çok doğru seçmesi gerektiğine dikkat çeken İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Barış Yılmaz,“Muhabir, özellikle teşhis ve tedavi önerilerinden mutlaka kaçınmalı ve haberi sadece bilgilendirici özelliğini göz önünde tutarak hazırlamalıdır” dedi.
Sağlık haberciliğinde önemli olan kriterlerden birinin bilgilendirici olması gerektiği üzerinde durulurken,  insanlara tedavi önerisi sunmadığı unutulmamalı. Hastalıklarda kişiye özel tedavi uygulandığı ve “hastalık yoktur hasta vardır” sözünün bu konuda çok önemli olduğu üzerinde duruluyor.  Türkiye’de sağlık haberciliğinin henüz daha yeni gelişmekte olan bir alan olduğunu söyleyen İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Barış Yılmaz, şu bilgileri verdi: “Özellikle son birkaç yıldır bu alanda yapılan yayınlarda bir artış söz konusu ancak hala daha yeterli seviyede değil.  Ancak bu gelişmeler eskiyle kıyaslandığında umut verici ve sergilenen doğru örneklerle birlikte yükselen bir grafik söz konusu. Bu noktada oldukça umutluyum.

Sağlık Haberleri Diğer Haberlere Oranla Bireyler Üzerinde Davranışa Yönelik Etki Ediyor
Sağlık haberleri diğer haberlere kıyasla bireyin hayatını daha doğrudan etkileyen haberlerdir. Her birey okuduğu haberle birlikte söz konusu sağlık olduğunda davranışa yönelmede daha istekli davranmaktadır. Zira sağlık bireyin yaşam kalitesini artıran ve eksikliğinde de aynı oranda azaltan bir olgudur dolayısıyla sağlık haberleri diğer haberlere oranla bireyler üzerinde daha davranışa yönelik etkiler oluşturmaktadır. Sağlık haberciliğinin konusu ise günümüzde çok geniş bir yelpazede ele alınmaktadır. Yeni tıbbi gelişmelerden, sağlık çalışanlarının özlük haklarına kadar birçok konu bu haberlerin içeriğini oluşturmaktadır. Bu yüzden bu noktada mutlaka medya profesyonellerinin ve sağlık profesyonellerinin çalışmalarıyla bir sınırlandırma ortaya konmalıdır. Haber kaynakları da doğal olarak bu geniş yelpazenin özeliklerini sergilemekte, sağlıkla az ya da çok ilgisi olan hemen her kurum ve birey haber kaynağı olarak değerlendirilmektedir. Doğru bir çalışmayla getirilecek sınırlamalar, haber kaynaklarının daha etkin ve uzman kişiler arasından seçilmesini sağlayacaktır.


Teşhis ve Tedavi Önerilerinden Mutlaka Kaçınılmalı
Sağlık haberi yapılırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta bence bu haberi yapan muhabirin duyacağı sorumluluk duygusudur. Sağlık konusunda bireyin yanlış yönlendirilmesi geri dönüşü imkansız ciddi sorunlar doğurabilir. Muhabir de bu noktayı göz önünde bulundurarak haberlerini kaleme almalıdır. Sağlık haberi yapan muhabirin öncelikle kaynaklarını çok doğru seçmesi ve yazdığı her cümleyi tekrar kontrol etmesi gerekirse konunun uzmanlarından bu noktada görüş alması gerekir. Özellikle teşhis ve tedavi önerilerinden mutlaka kaçınmalı ve haberi sadece bilgilendirici özelliğini göz önünde tutarak hazırlamalıdır. İdeal sağlık haberi doğru kaynaklardan, doğru bilgiyle ve hedef kitleye ulaştırılan haberlerdir.

İdeal Bir Sağlık Muhabirinin Sorumluluk Duygusu Gelişmiş Olmalı
İdeal bir sağlık muhabirinin öncelikle sahip olması gereken özellik en temel anlamda da olsa sağlık bilgisine ve anatomik bilgiye sahip olması gerekliliğidir. Bunun yanında olmazsa olmaz bir diğer nokta ise sorumluluk duygusunun gelişmiş olmasıdır ve tabi sonuçta yapılan iş bir gazetecilik etkinliği olduğu için doğru haber toplama ve yazma tekniklerini bilmesi gerekir.


Ulaşan Bilgilere Sorgulayıcı Yaklaşmalı ve Haber-Reklam Ayrımını Çok İyi Yapmalı
Sağlık sektörü yapısı gereği yüksek mali yapıya sahip bir alandır. Bu noktada muhabirin özellikle kendisine ulaşan bilgilere bu açıdan sorgulayıcı yaklaşması ve haber-reklam ayrımını çok iyi yapması gerekmektedir.

Sağlık Haberciliği Yapanların Mutlaka Alanında Çok Deneyimli ve Literatüre Hakim Olması Gerekir
Sağlık tıbbi terimlerin doğal olarak çok fazla yer aldığı bir alandır. Ancak hedef kitle göz önüne alındığında bu terimlerin anlaşılmasının oldukça zor olduğu da bir gerçektir. Dolayısıyla haberi hazırlayan muhabir öncelikle hitap ettiği kitlenin anlayacağı bir dil kullanmalıdır. Bununla birlikte haber dilini sadeleştirirken yapılacak hataları da göz önünde bulundurmalı ve bunları bertaraf etmelidir. Bu çok zor ve önemli bir nokta hitap edilen kitlenin anlayacağı oranda sadeleştirme, basitleştirme yapılırken; tıbbi açıdan bu sadeleştirmenin herhangi bir yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermemesi gerekir. Bu noktadan hareketle sağlık haberciliği yapan editör-muhabirlerin mutlaka alanında çok deneyimli ve literatüre hakim olması gerekir.

Programlara Uzmanlık Alanları Göz Önünde Bulundurularak Konuk Almalı
Öncelikle son yıllarda sağlık programlarının önemli bir artış gösterdiğini vurgulamak gerekir. İyi örneklerin yanı sıra çok kötü örneklerle de karşılaşıyoruz. Öncelikle bu tarz programları hazırlayanların maddi kaygıları ikinci plana atmaları gerektiğini düşünüyorum. Sorumluluk duygusuyla ve yaptıkları yayınların ne tür sonuçlar doğuracağını önceden düşünerek hazırlamaları yayıncılar için öncelikli mesele olmalıdır. Konusunda gerçekten uzman olmuş kişilerin programlara çalıştıkları kurumlar değil de uzmanlık alanları göz önünde bulundurularak seçilmeli, hedef kitleye doğru bilgiyi, doğru şekilde aktarabilecek konuklardan faydalanmaları gerekir diye düşünüyorum. Örneğin telefonla teşhis konmamalı veya tedavi önerilmemelidir. Bu tarz programların sadece bireyleri bilgilendirici ve gerekirse sağlık kurumlarına yönlendirici bir işlevi olması gerektiğini düşünüyorum.


Sosyal Medya ve İnternet Ortamında Sağlık Haberciliğinde Yetersiz ve Eksik Bir Yapılanma Var
Son yıllarda sosyal medya ve internet ortamında sağlık haberciliğinde çok iyi örneklerle karşılaşmakla beraber halen daha yetersiz ve eksik bir yapılanma olduğunu düşünüyorum. Özellikle genç nüfusun sağlık konusuna olan ilgisini artırmak ve bilinçlendirmek için sosyal medya ve internet ortamının daha etkin kullanılması gereklidir. Muhabir ve editörlerin bu noktada yapacakları çalışma hem hedef kitlenin çapını genişletecek, hem de hedef kitleye daha hızlı ve etkili ulaşımı sağlayacaktır.

Sağlık ve Hastalık Konularının Her Birey için Farklılık Gösterdiği Unutulmamalı
Halk sağlık haberlerine mutlaka sorgulayıcı yaklaşmalı. Sağlık ve hastalık konularının her birey ve bünye için farklılık gösteren bir yapısı olduğunu unutmamalılar. Özellikle teşhis ve tedaviye yönelik yayın ve yazıları mutlaka doktorlarından aldıkları ve bir muayene sonucunda elde edilen sonuçlara göre değerlendirmeliler.  Bu nokta bence son derece önemli insanlar okudukları ya da izledikleri haber veya programlar sonrasında kendi çıkarımlarıyla bir takım tedavi veya teşhis davranışları sergilerlerse bunun sonuçlarının çok ağır olabileceğini düşünmeliler. Burada görev ise bu konuyla ilgilenen kişi ve kurumlara düşmektedir. Bu noktada mutlaka eğitim, seminer ve kampanya gibi etkinlikler düzenlenmeli ve halkın farkındalığı artırılmalı.

Muhabir ve Medya Kuruluşu Öz Denetimi Sağlamalı
Sağlık konulu yayınlarda yapılan sonuç olarak bir gazetecilik faaliyeti, bu noktada uygulanacak olan en önemli denetim mekanizması da muhabirin ve medya kuruluşunun öz denetimini sağlamak olacaktır. Sağlık haberi yapan muhabirlerin bu konudaki bilgi ve birikiminin artırılması ve sorumluluk duygusunun öncelikli kriter olması özdenetimi berberinde getirecektir. Önceki örneklerden gördüğümüz kadarıyla bence özdenetim diğer bütün denetim mekanizmalarından daha etkilidir.


Yazılan Haberin Her Kesimden ve Yaş Grubundan İnsana Ulaştığı Göz Önünde Bulundurulmalı
Sağlık haberlerinde kullanılan fotoğraflarda  en önemli kriter özel hayatın gizliliği ilkesine uymak olacaktır. Bununla birlikte yazılan haberin her kesimden ve yaş grubundan insana ulaştığını göz önünde bulundurmak muhabir için belirleyici olmalıdır.

Haberlerde Kaynak Mutlaka Belirtilmeli
Haberlerde kaynak mutlaka belirtilmeli. Sonuç olarak muhabir her ne kadar konusunda uzman ve bilgili olsa da sağlık çok daha farklı bir uzmanlık gerektiren bir alandır. Hedef kitleye ulaştırılan bilgilerin kimden alındığı ve bu kişinin uzmanlığının ne olduğunu belirtmek hem haberin güvenilirliğini artıracak hem de yapılması muhtemel olan hataların önüne geçilmiş olacaktır.”

Yrd. Doç. Dr. Mehmet Barış Yılmaz kimdir?
25 Kasım 1978’de Kayseri’de doğdu. İlk, Orta ve Lise Eğitimimi aynı şehirde tamamladıktan sonra 1998 yılında Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünü kazandı. 2002 yılında mezun olduğu okulda aynı yıl Yüksek Lisans eğitimine başladı ve araştırma görevlisi olarak Basın Yayın Tekniği Ana Bilim Dalı’na atandı. 2005 yılında yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra 2010-2013 yılları arasında Prof. Dr. Erkan Yüksel’in yöneticiliğini yaptığı “Türkiye’de Sağlık Konulu Yayıncılık İlkelerinin Belirlenmesi: Kaynak, İleti ve Hedef Kitle Bağlamında Sağlık Konulu Yayınların Analizi” isimli TÜBİTAK projesinde yer aldı. Bu proje kapsamında 3 binden fazla sağlık konulu habere içerik analizi uyguladı. 2013 yılında “Planlanmış Davranış Teorisi Çerçevesinde Sağlık Amaçlı Bitkisel Ürün Kullanımı ve Medyanın Rolü” isimli doktora tezini tamamladı ve aynı yıl İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne öğretim üyesi olarak atandı. Halen İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanlığı görevini yürütmekte.

“TEŞHİS VE TEDAVİ ÖNERİLERİNDEN MUTLAKA KAÇINILMALI”

SAĞLIK HABERCİLİĞİNE YÖN VERENLER

Sağlık haberi yapan muhabirin öncelikle kaynaklarını çok doğru seçmesi gerektiğine dikkat çeken İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Barış Yılmaz,“Muhabir, özellikle teşhis ve tedavi önerilerinden mutlaka kaçınmalı ve haberi sadece bilgilendirici özelliğini göz önünde tutarak hazırlamalıdır” dedi.
Sağlık haberciliğinde önemli olan kriterlerden birinin bilgilendirici olması gerektiği üzerinde durulurken,  insanlara tedavi önerisi sunmadığı unutulmamalı. Hastalıklarda kişiye özel tedavi uygulandığı ve “hastalık yoktur hasta vardır” sözünün bu konuda çok önemli olduğu üzerinde duruluyor.  Türkiye’de sağlık haberciliğinin henüz daha yeni gelişmekte olan bir alan olduğunu söyleyen İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Barış Yılmaz, şu bilgileri verdi: “Özellikle son birkaç yıldır bu alanda yapılan yayınlarda bir artış söz konusu ancak hala daha yeterli seviyede değil.  Ancak bu gelişmeler eskiyle kıyaslandığında umut verici ve sergilenen doğru örneklerle birlikte yükselen bir grafik söz konusu. Bu noktada oldukça umutluyum.

Sağlık Haberleri Diğer Haberlere Oranla Bireyler Üzerinde Davranışa Yönelik Etki Ediyor
Sağlık haberleri diğer haberlere kıyasla bireyin hayatını daha doğrudan etkileyen haberlerdir. Her birey okuduğu haberle birlikte söz konusu sağlık olduğunda davranışa yönelmede daha istekli davranmaktadır. Zira sağlık bireyin yaşam kalitesini artıran ve eksikliğinde de aynı oranda azaltan bir olgudur dolayısıyla sağlık haberleri diğer haberlere oranla bireyler üzerinde daha davranışa yönelik etkiler oluşturmaktadır. Sağlık haberciliğinin konusu ise günümüzde çok geniş bir yelpazede ele alınmaktadır. Yeni tıbbi gelişmelerden, sağlık çalışanlarının özlük haklarına kadar birçok konu bu haberlerin içeriğini oluşturmaktadır. Bu yüzden bu noktada mutlaka medya profesyonellerinin ve sağlık profesyonellerinin çalışmalarıyla bir sınırlandırma ortaya konmalıdır. Haber kaynakları da doğal olarak bu geniş yelpazenin özeliklerini sergilemekte, sağlıkla az ya da çok ilgisi olan hemen her kurum ve birey haber kaynağı olarak değerlendirilmektedir. Doğru bir çalışmayla getirilecek sınırlamalar, haber kaynaklarının daha etkin ve uzman kişiler arasından seçilmesini sağlayacaktır.


Teşhis ve Tedavi Önerilerinden Mutlaka Kaçınılmalı
Sağlık haberi yapılırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta bence bu haberi yapan muhabirin duyacağı sorumluluk duygusudur. Sağlık konusunda bireyin yanlış yönlendirilmesi geri dönüşü imkansız ciddi sorunlar doğurabilir. Muhabir de bu noktayı göz önünde bulundurarak haberlerini kaleme almalıdır. Sağlık haberi yapan muhabirin öncelikle kaynaklarını çok doğru seçmesi ve yazdığı her cümleyi tekrar kontrol etmesi gerekirse konunun uzmanlarından bu noktada görüş alması gerekir. Özellikle teşhis ve tedavi önerilerinden mutlaka kaçınmalı ve haberi sadece bilgilendirici özelliğini göz önünde tutarak hazırlamalıdır. İdeal sağlık haberi doğru kaynaklardan, doğru bilgiyle ve hedef kitleye ulaştırılan haberlerdir.

İdeal Bir Sağlık Muhabirinin Sorumluluk Duygusu Gelişmiş Olmalı
İdeal bir sağlık muhabirinin öncelikle sahip olması gereken özellik en temel anlamda da olsa sağlık bilgisine ve anatomik bilgiye sahip olması gerekliliğidir. Bunun yanında olmazsa olmaz bir diğer nokta ise sorumluluk duygusunun gelişmiş olmasıdır ve tabi sonuçta yapılan iş bir gazetecilik etkinliği olduğu için doğru haber toplama ve yazma tekniklerini bilmesi gerekir.


Ulaşan Bilgilere Sorgulayıcı Yaklaşmalı ve Haber-Reklam Ayrımını Çok İyi Yapmalı
Sağlık sektörü yapısı gereği yüksek mali yapıya sahip bir alandır. Bu noktada muhabirin özellikle kendisine ulaşan bilgilere bu açıdan sorgulayıcı yaklaşması ve haber-reklam ayrımını çok iyi yapması gerekmektedir.

Sağlık Haberciliği Yapanların Mutlaka Alanında Çok Deneyimli ve Literatüre Hakim Olması Gerekir
Sağlık tıbbi terimlerin doğal olarak çok fazla yer aldığı bir alandır. Ancak hedef kitle göz önüne alındığında bu terimlerin anlaşılmasının oldukça zor olduğu da bir gerçektir. Dolayısıyla haberi hazırlayan muhabir öncelikle hitap ettiği kitlenin anlayacağı bir dil kullanmalıdır. Bununla birlikte haber dilini sadeleştirirken yapılacak hataları da göz önünde bulundurmalı ve bunları bertaraf etmelidir. Bu çok zor ve önemli bir nokta hitap edilen kitlenin anlayacağı oranda sadeleştirme, basitleştirme yapılırken; tıbbi açıdan bu sadeleştirmenin herhangi bir yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermemesi gerekir. Bu noktadan hareketle sağlık haberciliği yapan editör-muhabirlerin mutlaka alanında çok deneyimli ve literatüre hakim olması gerekir.

Programlara Uzmanlık Alanları Göz Önünde Bulundurularak Konuk Almalı
Öncelikle son yıllarda sağlık programlarının önemli bir artış gösterdiğini vurgulamak gerekir. İyi örneklerin yanı sıra çok kötü örneklerle de karşılaşıyoruz. Öncelikle bu tarz programları hazırlayanların maddi kaygıları ikinci plana atmaları gerektiğini düşünüyorum. Sorumluluk duygusuyla ve yaptıkları yayınların ne tür sonuçlar doğuracağını önceden düşünerek hazırlamaları yayıncılar için öncelikli mesele olmalıdır. Konusunda gerçekten uzman olmuş kişilerin programlara çalıştıkları kurumlar değil de uzmanlık alanları göz önünde bulundurularak seçilmeli, hedef kitleye doğru bilgiyi, doğru şekilde aktarabilecek konuklardan faydalanmaları gerekir diye düşünüyorum. Örneğin telefonla teşhis konmamalı veya tedavi önerilmemelidir. Bu tarz programların sadece bireyleri bilgilendirici ve gerekirse sağlık kurumlarına yönlendirici bir işlevi olması gerektiğini düşünüyorum.


Sosyal Medya ve İnternet Ortamında Sağlık Haberciliğinde Yetersiz ve Eksik Bir Yapılanma Var
Son yıllarda sosyal medya ve internet ortamında sağlık haberciliğinde çok iyi örneklerle karşılaşmakla beraber halen daha yetersiz ve eksik bir yapılanma olduğunu düşünüyorum. Özellikle genç nüfusun sağlık konusuna olan ilgisini artırmak ve bilinçlendirmek için sosyal medya ve internet ortamının daha etkin kullanılması gereklidir. Muhabir ve editörlerin bu noktada yapacakları çalışma hem hedef kitlenin çapını genişletecek, hem de hedef kitleye daha hızlı ve etkili ulaşımı sağlayacaktır.

Sağlık ve Hastalık Konularının Her Birey için Farklılık Gösterdiği Unutulmamalı
Halk sağlık haberlerine mutlaka sorgulayıcı yaklaşmalı. Sağlık ve hastalık konularının her birey ve bünye için farklılık gösteren bir yapısı olduğunu unutmamalılar. Özellikle teşhis ve tedaviye yönelik yayın ve yazıları mutlaka doktorlarından aldıkları ve bir muayene sonucunda elde edilen sonuçlara göre değerlendirmeliler.  Bu nokta bence son derece önemli insanlar okudukları ya da izledikleri haber veya programlar sonrasında kendi çıkarımlarıyla bir takım tedavi veya teşhis davranışları sergilerlerse bunun sonuçlarının çok ağır olabileceğini düşünmeliler. Burada görev ise bu konuyla ilgilenen kişi ve kurumlara düşmektedir. Bu noktada mutlaka eğitim, seminer ve kampanya gibi etkinlikler düzenlenmeli ve halkın farkındalığı artırılmalı.

Muhabir ve Medya Kuruluşu Öz Denetimi Sağlamalı
Sağlık konulu yayınlarda yapılan sonuç olarak bir gazetecilik faaliyeti, bu noktada uygulanacak olan en önemli denetim mekanizması da muhabirin ve medya kuruluşunun öz denetimini sağlamak olacaktır. Sağlık haberi yapan muhabirlerin bu konudaki bilgi ve birikiminin artırılması ve sorumluluk duygusunun öncelikli kriter olması özdenetimi berberinde getirecektir. Önceki örneklerden gördüğümüz kadarıyla bence özdenetim diğer bütün denetim mekanizmalarından daha etkilidir.


Yazılan Haberin Her Kesimden ve Yaş Grubundan İnsana Ulaştığı Göz Önünde Bulundurulmalı
Sağlık haberlerinde kullanılan fotoğraflarda  en önemli kriter özel hayatın gizliliği ilkesine uymak olacaktır. Bununla birlikte yazılan haberin her kesimden ve yaş grubundan insana ulaştığını göz önünde bulundurmak muhabir için belirleyici olmalıdır.

Haberlerde Kaynak Mutlaka Belirtilmeli
Haberlerde kaynak mutlaka belirtilmeli. Sonuç olarak muhabir her ne kadar konusunda uzman ve bilgili olsa da sağlık çok daha farklı bir uzmanlık gerektiren bir alandır. Hedef kitleye ulaştırılan bilgilerin kimden alındığı ve bu kişinin uzmanlığının ne olduğunu belirtmek hem haberin güvenilirliğini artıracak hem de yapılması muhtemel olan hataların önüne geçilmiş olacaktır.”

Yrd. Doç. Dr. Mehmet Barış Yılmaz kimdir?
25 Kasım 1978’de Kayseri’de doğdu. İlk, Orta ve Lise Eğitimimi aynı şehirde tamamladıktan sonra 1998 yılında Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünü kazandı. 2002 yılında mezun olduğu okulda aynı yıl Yüksek Lisans eğitimine başladı ve araştırma görevlisi olarak Basın Yayın Tekniği Ana Bilim Dalı’na atandı. 2005 yılında yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra 2010-2013 yılları arasında Prof. Dr. Erkan Yüksel’in yöneticiliğini yaptığı “Türkiye’de Sağlık Konulu Yayıncılık İlkelerinin Belirlenmesi: Kaynak, İleti ve Hedef Kitle Bağlamında Sağlık Konulu Yayınların Analizi” isimli TÜBİTAK projesinde yer aldı. Bu proje kapsamında 3 binden fazla sağlık konulu habere içerik analizi uyguladı. 2013 yılında “Planlanmış Davranış Teorisi Çerçevesinde Sağlık Amaçlı Bitkisel Ürün Kullanımı ve Medyanın Rolü” isimli doktora tezini tamamladı ve aynı yıl İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne öğretim üyesi olarak atandı. Halen İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanlığı görevini yürütmekte.